Denizli Ayna Haber Logo
bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan escort alanya antalya escort bayan eskisehir escort istanbul escort bayan , istanbul escort , ili escort , kadky escort , istanbul escort bayan bayan , sakarya escort escort sakarya izmit escort gaziantep escort canl casino makrobet kacak bahis
RANT PROJESİ  ‘’KANAL İSTANBUL’’

RANT PROJESİ  ‘’KANAL İSTANBUL’’

Kanal İstanbul projesine ulaşım, lojistik amacı ile kentin ihtiyacı var algısı yaratılmaya çalışılsa da, Proje kentin üst ölçekli planına sonradan işlenmiş, plan ana kararlarıyla çelişen ve yeni bir kentsel odak yaratarak bu alanlardan rant elde etmek amacını taşımaktadır.

ÇED Raporuna göre Marmara Denizi'nden Karadeniz'e uzanacak yaklaşık 45 kilometrelik Kanal projesi için yapılacak kazı çalışmaları 4 yıl sürecektir. Yaklaşık 18,5 kilometresi Küçükçekmece Gölü ve Sazlıdere Barajı içinden geçecek olan Kanalın kara kazıları yaklaşık 24,5 kilometre, yapılacak kazı      2.2- 2.4 milyar M3 arasında olacaktır.

Kanal İstanbul Projesi kapsamında kanal kazısından çıkan malzemeler kullanılarak kanalın Karadeniz çıkışında sol sahilde kıyı dolgusu yapılacak (şekil 1) ve İstanbul’un Marmara Denizi’ne bakan kısmında toplam 8 adadan oluşan 3 ada grubu inşa edilecektir.  (şekil 2)

Kanal çevresi boyunca 28.141.000 M2 alanda 30 cm derinliğinde, 8.442.300 M3 hacminde bitkisel toprak sıyrılması planlanmaktadır. Yaklaşık 102 milyon M2 tarım alanı yok olacaktır.

Bölgenin demografik yapısı da tamamen dönüşecek, yörede yaşayan ve geçimini sağlayan bölge halkı dolaylı olarak etkilenecektir. Kanal yakın çevresinde 823.834 kişiyi tahliyeler, yerinden edilmeler, acele kamulaştırmalar beklemektedir.

Kanal Projesi’nin beklenen İstanbul depremini tetikleme olasılıkları yok sayılmaktadır. Kanal gibi yatay ve düşey harekete sıfır toleranslı bir yapının bu depremden ciddi hasarlar görmesi mümkündür.

İstanbul Boğazı ve Kanal projesi ile batı İstanbul 8.0 milyon insanın yaşayacağı bir adaya dönüşecektir. Adaya giriş ve çıkışlar tamamen kanal ve boğaz üzerindeki köprü ve tünellere bağımlı ve kısıtlı olacaktır. Bu adadan olağanüstü zamanlarda milyonlarca kişinin nasıl tahliye edilecekleri ya da adaya yardımların ulaşması konusunda büyük sorunlar yaşanacaktır.

BİLİMSELLİKTEN UZAK BİR PROJEDİR.

Kanal proje alanı içinde ve etki alanında baraj ve göl gibi sulak alanlar, tarım ve orman arazileri, korunan alanlar, kültür varlıkları, tabiat varlıkları, maden ruhsat alanları, ulaşım ve alt yapı ağları geri dönüşü olmayan bir şekilde tahrip edilecektir. İstanbul’un içme suyu kaynaklarından biri olan Büyükçekmece Gölü ile İstanbul’un 24-25 günlük su ihtiyacını karşılayan Sazlıdere Barajının içme suyu olarak kullanım olanağı kalmayacaktır.

Proje, İstanbul’a olan göçü daha da hızlandıracaktırlar. Kanal projesi ile birlikte kanal etrafında kurulacak yeni yerleşim yerleri İstanbul nüfusunun hızla artmasına neden olacaktır. Bu artı yeni nüfus, başta altyapı olmak üzere İstanbul üzerinde sosyal ve kültürel olarak birçok açıdan baskı oluşturacaktır.

İstanbul boğazının Karadeniz ile Marmara Denizli girişleri arasında 30 cm kot farkı vardır.

Karadeniz’e dökülen Tuna, Dinyeper ve Don nehirlerinin getirdiği tatlı sular ile bu denize düşen yağışın toplamı buharlaşmadan fazla olduğu için meydana gelen su fazlalığı, Karadeniz’den Marmara’ya doğru üst akım oluşturmaktadır.

Boğaz’ın altında ise iki deniz arasındaki tuzluluk farkından dolayı, Marmara’dan Karadeniz’e ters akıntı vardır. Kanal İstanbul ile Karadeniz ile Marmara Denizleri arasında akım değişiklikleri meydana gelecektir. Bu süreç Karadeniz’in tuzluluk oranını artıracaktır.

Orta Avrupa’nın bütün sanayi atıkları Tuna nehri ile Karadeniz’e dökülmektedir. Bu nedenle Karadeniz dünyanın en kirli denizlerindendir. Kanal İstanbul Karadeniz’in üst katmanlarında yer alan kirliliği  Marmara’ya taşıyacaktır.

Kanalın boyutları üstte 360 m, altta 275 m ve derinliği 25 metre olan bir yamuk olarak verilmiştir. Kanaldan geçecek su debisinin 600-800 m3/sn olacağı tahmin edilmektedir. Bu yüksek akış hızı, büyük boy gemilerin kontrolde zorluklara, sürüklenmesine, beton kenara sürtünmesine veya bindirmesine neden olacaktır.

KÜRESEL SERMAYEYE HİZMET EDECEK

Proje kapsamında Kanal işletmesi için gerekli tesis ve yapılara ek olarak yat limanları ve konteyner limanları yapılacaktır. Küçükçekmece ve Sazlıbosna göllerine yapılacak olan yat limanlarının kapasiteleri 2035 yılında 60.000 yat olarak belirlenmiştir.

Boğazlarda ki tanker trafiği Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı yapıldıktan sonra ciddi anlamda azalmıştır. Bugün Boğazdan ortalama 25 petrol tankeri geçmektedir. Boğazdaki tanker kazaları, gemi trafik hizmetleri, uğraklı geçen gemilere kılavuz zorunluluğu getirilmesi ve trafik ayrım uygulamaları ile ciddi anlamda kontrol altına alınmıştır.

Kanal İstanbul’a ayrılan maddi kaynak ile Samsun-Ceyhan petrol boru hattı yapılsa bu tanker trafiği olmayacaktır.

Kanal İstanbul’un yapılış amacı Boğaz’ı tehlikelerden korumak ve geçen gemilerden gelir elde etmek değil; projenin çevresindeki yapılaşma ile birlikte gayrimenkul geliri elde etmektir. Proje, jeopolitik, ekolojik, sosyolojik, kentsel ve ekonomik açıdan yanlış ve rant amaçlı bir projedir.

Yaklaşık 75 milyar TL’ye mal olması planlanan ve bilimsel niteliği olmayan Kanal İstanbul projesi, geçeceği çevreyi küresel sermayeye açacak, gayrimenkul fiyatlarını büyük oranda etkileyecektir.

Kanal projesinin finansmanı için için Varlık Fonu’nun devreye sokulacağı düşünülmektedir. Ülkenin tüm ekonomik varlığı bir projeye yönlendirilecek, ülkede ciddi ekonomik tahribat yaratacaktır.

 

YORUMLAR