Denizli Ayna Haber Logo
’’Liboşist’’ Söylem; Marka Kent Olmak

’’Liboşist’’ Söylem; Marka Kent Olmak

2019 yılının son günlerinde ilimize gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, ‘’Denizli marka şehir haline gelecek‘’ dedi.

Ülkemizde son yıllarda moda olan marka şehir kavramı, şehrin tanıtılması, potansiyelini dışarıya aktarmak ve şehri tanıtmakla ilgilidir. Şehirler marka olmak, yatırımları ve turizm gelirlerini arttırmak için yoğun bir çaba sarf etmektedir.

Ancak, marka şehir olmak uzun soluklu, profesyonel bir anlayışla ele alınması gereken, kentin sakinlerince paylaşılan değerlerden oluşan ve tüm paydaşlar tarafından sahiplenilip geliştirilen bir süreç olarak ele alınmaktadır.

Mimar Oktay Ekinci Ocak 2012 yılında Cumhuriyet’teki yazısında; Son yılların “liboşist” söylemlerinden biri de “marka kent” olmak diyor ve şöyle devam ediyordu;

Kentlerine “pazarlanacak meta” olarak bakan ve imar politikalarını buna göre belirleyen kimi yerel yöneticiler ile yandaşları, koro halinde aynı şeyi söylüyorlar: “Marka kent olacağız’’. Oysa kentlerin asıl “marka”ları çağların tanığı olan arkeolojik, tarihsel ve geleneksel zenginlikleri değil midir?

Oktay Ekinci’yi bir kez daha saygı ve rahmetle anıyorum.

Kentler satılacak birer ürün değil, tarihi geçmişi olan, sosyo-kültürel karakteri olan ve insan yapımı fiziksel bir çevresi olan birer birimdirler.

Şehir plancıları ve sosyologlar kentin markalaşma faaliyetleri ile gündeme gelmesine ve adeta müşterilere satılmak üzere ticari bir metaya dönüşmesine karşı çıkmaktadırlar.

Türkiye’deki 54 tane ilin marka şehir olduğuna dair haberler bulunmaktadır. Bu kentlerdeki siyasiler, belediye başkanları, valiler, sivil toplum örgütleri mensupları, kendi bulundukları ilin marka şehir olduğunu iddia etmektedir.

Ancak Avrupa Marka Şehir Barometresinin açıkladığı listede Türkiye’den hiçbir kent marka şehir olarak görülmemektedir.

Dünya örneklerine baktığımızda, Londra, New York, Paris, Prag, Barselona, Sydney ve Moskova gibi kentler taşıdıkları farklı özelliklerle markalaşmışlardır.

Dünyanın en iyi korunan kentlerinden Prag’ın 120 yıllık bir imar yönetmeliği var.

Marka şehir haline gelecek denilen Denizli’de ise, 2020 yılında, Belediyenin kuruluşunun 144. Yılında, kent kimliğini belirleyecek bir imar yönetmeliği henüz hazırlanamadı.

Çevre ve Şehircilik Bakanının, ‘’Denizli Marka kent olacak’’dediği haftada, Denizli Büyükşehir Belediyesi gündeminde Kimlikli Kent, Marka Kent olmak değil, balkon alanları  % 15’mi olsun, %20’mi olsun tartışması vardı.

KENT KİMLİĞİ MARKA DEĞERİNİ OLUŞTURUR

Kentin tarihi, coğrafi içeriği, kültürel düzeyi, mimarisi, yerel gelenekleri, sosyal yapısı, yaşam biçimi, kente biçim verir, kentin kimliğini ve marka değerini oluşturur.

Altyapısını tamamlamayan, diğer şehirlerden farklarını ortaya koyamayan, iyi bir hizmet sektörüne sahip olmayan, ulaşımı yetersiz, dünya çapında güçlü bir tanıtımı yapılmamış bir kentin marka olması ancak sözde kalır.

Avrupa’da sözü edilen marka kentleri incelediğimizde, tarihi kent dokularının, kent kimliklerinin, kültürlerinin büyük bir özenle korunduğunu ve çok önemli turizm merkezleri olduğunu görüyoruz.

Denizli’de sürdürülen imar planlamaları ile tarihsel ve kültürel doku korunamamıştır. Kentte tekil olarak korunmuş birkaç yapı dışında, korunarak günümüze gelen bir kent dokusu yoktur.

Denizli ekonomik anlamda elde ettiği başarıyı kentsel mekanlarına ayni oranda yansıtamamıştır.

DENİZLİ TERMAL TURİZMDE MARKA OLMALIDIR

Denizli marka şehir olmaktansa, marka olabileceği tek bir alana odaklanmalıdır ve kent diğer değerlerini bu stratejiyi desteklemek için kullanmalıdır.

Odaklanma stratejisi şehrin belirli bir alanda ilerlemesini sağlayarak bölgenin tek bir alanda yoğunlaşmasına neden olacaktır.

Denizli bölgesi zengin termal su kaynakları ve uygun iklim koşulları ile antik çağlardan beri termal tedavi merkezi olmuştur.

Tıp öğreniminin çok önemli olduğu Laodikeia’da su terapisine bağlı tedaviler yapıldığını ve  Denizli’de suyla gelen sağlık deneyiminin 3.000 yıllık geçmişi olduğunu biliyoruz.

Bu çerçevede, Denizli’nin marka olabileceği alan termal sağlık turizmi olmalıdır.

YORUMLAR