Denizli Ayna Haber Logo
bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan escort alanya antalya escort bayan eskisehir escort istanbul escort bayan , istanbul escort , ili escort , kadky escort , istanbul escort bayan bayan , sakarya escort escort sakarya izmit escort gaziantep escort canl casino makrobet kacak bahis
JEOPOLİTİK HEDEF  ‘’KANAL İSTANBUL’’

JEOPOLİTİK HEDEF  ‘’KANAL İSTANBUL’’

Karadeniz’in dış dünya ile irtibatını sağlayan kapısı konumundaki Türk boğazları dünyada boğaz trafiğine açık 264 boğaz arasında küresel, bölgesel güç dengeleri ve güvenlik stratejileri açısından büyük öneme sahiptir.

İstanbul boğazına alternatif yapay suyolu projesi yeni bir fikir olmayıp, 16. yüzyıldan itibaren 6 kez gündeme gelmiştir. Fakat zamanın zorlukları ve savaşlar nedeniyle bu plan gerçekleşmemiştir.

Cumhuriyet döneminde İstanbul kanal fikri ilk defa Tübitak tarafından 1990 yılında Bilim ve Teknik dergisinde yayınlanan bir makalede önerilmiştir.

1994 yılında Bülent Ecevit İstanbul’un Avrupa yakasında, Karadeniz ile Marmara arasında kanal açılmasını önermiş ve bu proje DSP’nin seçim broşürlerinde yer almıştır.

1936 yılında Bulgaristan, Fransa, Büyük Britanya, Avustralya, Yunanistan, Japonya, Romanya, Sovyetler Birliği,Yugoslavya ve Türkiye tarafından imzalanan Montrö sözleşmesi, boğazlardan geçiş konusunda düzenlemeler getirmiştir. Sözleşmenin en önemli bölümü savaş gemilerine ayrılmış kısmıdır.

Montrö, Savaş gemilerinin Boğazlardan geçişini Türkiye’nin güvenliği ile kıyı devletlerin Karadeniz’deki güvenliği çerçevesinde koruyan bir düzenlemedir. Bu sözleşme ile Türkiye Boğazlar üzerinde tam egemenlik ve yetki sahibi olmuştur.

Karadeniz’de kıyısı olmayan ülkelerin uçak gemilerinin, savaş gemilerinin ve denizaltılarının boğazlardan geçmesi yasaklanmıştır. Karadeniz’de bulunma amaçları ne olursa olsun kıyısı olmayan devletlerin savaş gemileri bu denizde 21 günden fazla kalamazlar.

ABD’nin Karadeniz ve Kafkaslardaki kontrolünü sürdürmek ve etkinlik alanını genişletme stratejisi, önemli bir Jeopolitik hedeftir. Dünya denizlerini kontrol eden ABD Deniz Kuvvetlerinin Montrö sözleşmesi gereği serbestçe giremediği tek yer Karadeniz’dir.

Amerika bu sorunu aşmak için, Montrö Boğazlar sözleşmesini by pass etmek, Karadeniz havzası, Kafkasya ve Balkanlar üzerinde daha etkili olmak, uçak gemileri ve nükleer denizaltıları dahil hiçbir sınırlama olmadan Karadeniz’de konumlanmayı istemektedir.

Son derece modern nükleer veya konvansiyonel füze taşıyan askeri gemilerin Karadeniz’e çıkması, potansiyel bir çatışma riskini de beraberinde getirecektir.

KANAL İSTANBUL MONTRÖ’YÜ TARTIŞMAYA AÇACAKTIR

Montrö sözleşmesi zamanlama ve sonuçları açısından Türk tarihinin en önemli kırılma noktalarından biridir. Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. Dünya savaşında tarafsız kalmasını sağlamıştır.

Sözleşme 84 yıllık süreçte sadece Türkiye’nin değil, Karadeniz’e kıyısı olan tüm ülkelerin güvenliğini sağlamış, bölge ve dünya barışına önemli katkılar sağlamıştır.

Türkiye’nin kontrol ettiği Boğazlar, günümüzde yeniden uluslararası güç odaklarının gündemine gelmiş bulunmaktadır. Kanal İstanbul, Montrö sözleşmesini yeniden gündeme getirecek, Karadeniz’e kıyısı olmayan devletlerin savaş gemilerine getirdiği kısıtlamaları kaldıracaktır.

Boğazlar Sözleşmesi’nin tartışılması ve masaya gelmesi durumunda Türkiye, güvenliği ve boğazlar üzerindeki egemenliği açısından kazanımlarını büyük bir oranda kaybedecektir.

KANAL BÜYÜK PETROL ŞİRKETLERİNE HİZMET EDECEKTİR.

Kanalın yapımında diğer amaç, Orta Asya, Orta Doğu ile Karadeniz arasında bir enerji bağı tesis etmek ve Rusya, Ukrayna, Kazakistan ve Gürcistan’dan taşınan petrolün önemli bir bölümünün Akdeniz’den dünyanın en büyük petrol şirketlerine dağıtım projesidir.

Bölge petrolünü Orta Asya’ya taşıyacak boru hattının istikrarsız ve dağlık bölgelerden geçmesi onlarca milyar dolar maliyet öngörmektedir. Bu nedenle tankerlerle taşıma yapmak tercih edilmektedir.

Petrol tankerlerine Boğaz geçişlerinde trafik yoğunluğunu engellemek için ortalama 2 gün bekletme uygulaması yapılmaktadır. Bu durum petrol tankerlerinin taşıma maliyetlerini yükseltmektedir.

KANAL İSTANBUL İŞLEVSEL DEĞİLDİR

Dünyada yapılan en önemli iki kanal olan Süveyş ve Panama kanalı yol, zaman ve maliyet konularında çok ciddi tasarruf sağlamasıyla son derece faydalı işlevsel kanallardır.

Süveyş kanalı olmasaydı gemiler, 35 gün-840 saat seyir yaparak Afrika kıtasını, Panama Kanalı olmasaydı 30 gün-720 saat seyir yaparak, Güney Amerika Kıtasını dolaşmak zorunda kalacaktı.

Kanal İstanbul’un Süveyş ve Panama kanalı gibi kısaltacağı yol yoktur. İstanbul Boğazı ile ayni uzunluktadır, zamandan ve yakıttan herhangi bir tasarruf sağlamayacaktır.

Kanal projesi 145-150 metre genişliğindedir ve günde 150-160 geminin geçmesi hedeflenmektedir. İstanbul Boğazına göre daha dar bir geçiş yoludur. Gemilerin geçiş süreleri boğaza nazaran çok daha uzun olacaktır.

Türkiye Montrö anlaşması gereği boğazlardan geçen gemilerden ücret talep edemez, keyfi ve isteğe bağlı uygulamalar yapamaz. Boğaz geçişlerini yasaklamak ve zorlaştırmak, boğaz trafiğini kanala yönlendirmek mümkün değildir. Kanal İstanbul’dan geçiş ancak isteğe bağlı olacaktır.

193 Km Süveyş Kanalının ortalama geçiş ücreti 240.000 ABD Dolarıdır. 78 Km Panama Kanalı’nın ortalama geçiş ücreti 250.000 ABD Dolarıdır.

Kanal İstanbul’dan geçiş ücretinin 45.000-60.000 ABD Doları aralığında olması bekleniyor. Gemilerin ücretsiz İstanbul Boğaz geçişi yerine bedel ödeyerek Kanal İstanbul’dan geçmesinin cazip yanı olmayacaktır.

Doğal bir boğaz bulunurken ona alternatif olarak açılan ve maliyeti 75 Milyar Dolar olan bir kanal yapılması ülke ekonomisini, büyük bir ekosistemi ve Karadeniz’in ekolojisini etkileyecektir.

İstanbul, denizden ormanlara, bitkilerden tarım arazilerine ciddi bir çevre tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır.

YORUMLAR