Denizli Ayna Haber Logo
GEZİ’NİN ÇOCUKLARINA SELAM OLSUN

GEZİ’NİN ÇOCUKLARINA SELAM OLSUN

Gezi Parkı eylemleri, haftalarca sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da gündemini oluşturan ve yakın tarihe damga vuran en önemli toplumsal hareketti.

Gezi Parkı’ndaki ağaçların sökülüp yerine AVM ve Topçu Kışlası'nın yeniden inşa edilmesini protesto etmek amacıyla düzenlenen eylemler, polis şiddetinin ardından iktidar karşıtı bir kimlik kazandı.

Gezi Parkı'nın ortasına AVM inşa edilmesi, kamusal alanın, vatandaşa açık mekanın özel sermayeler tarafından istimlak edilmesinden başka bir şey değildi.

Gençler parkı işgal ederek yeni bir kentsel farkındalığı gündeme taşıdılar. Kent yaşam alanlarının rant alanına dönüştürülmesine karşı durdular.

Gezi eylemlerine katılanların %74 ü polis şiddetine tanık olduktan sonra Gezi’ye gelmeye karar vermişler. %79’u herhangi bir siyasi parti ile resmi bir ilişkisi olmayan ve %94’ü kendini sade vatandaş olarak tanımlayan vatandaşlardı.

Gezi, kitlelerin farklı siyasi görüşlere sahip olsa da, iktidarın kutuplaştıran siyasetine ve söylemine karşı insanları meydanlarda “karşıtlık” ekseninde bir araya gelmesini sağladı.

Gezi’den yükselen ses özel hayata ve kamusal alana yapılan müdahaleye yönelik itirazı güçlü bir şekilde dile getirdi.

 

GEZİ YENİ TÜR TOPLUMSAL HAREKETTİ

Gezi eylemleri, kendiliğinden gelişen, örgütsüz, lideri olmayan, sınıfsal temele dayanmayan, daha çok yaşam tarzının sürdürülmesi üzerine yoğunlaşan yeni tür bir toplumsal hareketti.

Dayanışma vardı. Kimse kimsenin inancına, yaşam tarzına karışmıyordu.

Alanda sol örgütler olmasına rağmen hareketin belirleyici unsuru sol örgütler değildi.

Gezi eylemlerinin belirleyici gücünü; 18-30 yaş arası kentli, % 50’den fazlası kadın, eğitimli, evrensel değerleri savunan, öğrenci ve beyaz yakalı genç kuşak ile sanatçılar, meslek odaları ve benzeri platformlar oluşturdu.

Gezi Direnişi sürecinin tüm toplumsal muhalefet dinamiklerini beslemeye ve onlara yön vermeye devam ettiği için halen sürmekte olduğunu söyleyebiliriz.

Gezi Parkı direnişçileri o günden bu yana Kazdağları’nda, Artvin’de, Cerattepe’de, çevreyi talan edecek her girişime karşı mücadeleye devam ediyorlar.

 

ORANTISIZ ZEKA KULLANILDI

Gezi direnişinin en çok konuşulanı apolitik olarak suçlanan,‘’bu kuşaktan bir şey çıkmaz’’ denilen 90 kuşağı ya da yeni tanımı ile ‘Y’ Kuşağı gençlerdi.

Bu gençler kendi dinamiklerini, isteklerini kendi dillerinde, kendi anlatım biçimlerinde eşsiz bir estetik içinde, mizah ve yaratıcılıkla, cesurca sergilediler.

Hareketin bir sözlüğü oluştu. Ayyaş ve çapulcu kelimeleri mizah süzgecinden geçirildi.

‘’Y’’ kuşağının Gezi direnişindeki performansları gibi orantısız zeka kullanımı söylemleri kendilerine yöneltilen eleştirilere en güzel yanıtları oldu.

Gezi’deki eylemcilerin profili bildikleri gibi değildi. Ezberleri bozdu…

Gezi örgütlenmiş bir hareket değildi, bu nedenle toplumsal yaşamın tümüne yansıyan, kalıcı ve siyasi sonuçlara ulaşamadı.

Ama, Laikliğin ancak demokratik rejimlerde yaşam bulabileceğine dair bir miras kaldı…

YORUMLAR