Denizli Ayna Haber Logo
#EmineBulut

#EmineBulut

28 Mayıs 2018’de Şule Çet bir plazanın 20. katından düşerek/atılarak can verdi. Tam 6 ay sonra 28 Kasım 2018’de Özgecan’ın bankacı kuzeni Cemile kocası tarafından boğazı maket bıçağı ile kesilip öldürüldükten sonra vücudu parçalara ayrılıp çeşitli çöp kutularına atıldı.

Şule’den sonra tam 726 kadın cinayete kurban gitti. Bazılarının adını duyduk, bazı kız kardeşlerimizin katilinden haberimiz dahi olmadı. İstatistikler için bir rakam oldular, yaşarken yok sayıldıkları gibi ölümleri de görmezden gelindi.

Aslına bakarsanız kadın örgütleri duruşmaları takip ediyor, onların artık çıkmayan sesleri olmaya çalışıyor, tüm toplumu bu sese kulak vermeye çağırıyor.

8 Martta İstanbul’da yapılan kadınlar günü eyleminde ‘ezanı ıslıkladılar’ iftiralarıyla kadın mücadelesini bastıracaklarını, yok edeceklerini sanıyorlar. Elbette yanılıyorlar.

Emine Bulut’un yavrusunun gözlerinin önünde vahşice öldürülmesi toplumda infial yarattı. Kadın cinayetini hep birkaç cümle haberden ibaret sanan kitle görüntülerle birlikte o çaresizlikle, yaşama arzusuyla, çocuğunun yürek dağlayan çığlıklarıyla yüzleşti. Ne zannediyorduk ki. Bir kadın öldürüldüğünde geride kalan elinden alınan bir hayat ,öksüz kalan kalbi hep yaralı olacak yavru, ablasız kardeş, evlat acısıyla ana baba...

Kadın cinayetleri önlenebilir, çünkü kadın cinayetleri politiktir!

"Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün, anası ölsün.” Melih Gökçek

“Kadın herkesin içinde kahkaha atmayacak” Bülent Arınç

“Türk kadını evinin süsüdür” Vecdi Gönül

Bu akıl fukaralarına cılız sesler çıkardık, toplumsal hayatı bu siyaset belirler oldu.

Mutsuz, şiddet dolu evliliğine kadın katlansın, bolca doğursun, çalışmayıp evde süs olsun istediler. Mağdurlar için o saatte orada ne işi vardı demeye kadar vardırdılar bu tahakkümü. İstanbul sözleşmesini tartışmaya açıp, altını boşaltmak istiyorlar. Tacize uğrayan, şiddet gören kadın hiç güvende olamayacak susarsak. Emine Bulut son olsun istiyorsak sesimizi daha da yükseltmek zamanı.

YORUMLAR