Denizli Ayna Haber Logo
Deprem ve Mühendislik

Deprem ve Mühendislik

#Özel Yazı Dizisi -1

Elazığ’da meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremin, en kısa zamanda yaralarının sarılacağını umuyorum. Yaşamını yitiren canlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Elazığ ve tüm Türkiye’ye geçmiş olsun. 
Türkiye’nin her yerinden dayanışma ve yardımlaşma haberlerinin gelmesi ülkemizin gerçek anlamda birlikteliğinin tablosu olarak bizi sevindirmekte ve gelecek yarınlar için sevindirmektedir.
……………………………………………………………………………………………….
Türkiye bir deprem ülkesi ve biz bu gerçeklikle yaşamak zorundayız. Deprem bir doğal afet olduğuna göre, bize kalan binalarımızı ve şehirlerimizi buna uygun hazırlamaktır. Gerekli önlem ve tedbirleri almaktır. Her hayat ve her bir can bizim için çok değerlidir. 
Türkiye’de her deprem olduğunda herkes fay hatlarını ve geçtiği bölgeyi yoğun olarak konuşup tartışmaktadır. Tabi ki fay hatlarının yeri konumu ve hasar durumu önemli ama burada konuşulması gereken yapılardır. Hasar durumu ve alınması gereken önlemlerdir. Sadece jeoloji ve jeofizik mühendislerinin çıktığı medya haberleri görüyoruz. Fay hatlarının yerini tüm vatandaşlarımız ezberledi neredeyse. Enerji boşaldıkça fay hatları kırıldıkça enerjinin tükendiğini ve yer altının rahatladığı izlenimi ile mühendislik hataları yapılmaktadır. Konuşulması gereken deprem ve faylar değil, deprem ve çürük binalardır. Deprem ve imar barışının sonuçlarıdır. Deprem ve inşaat mühendisliği ve kaçak yapılardır. Deprem ve bundan sonra ülkemizin izleyeceği kanal İstanbul gibi projelere imza atılıp atılmaması gerekliliğidir ve gerçekliğidir. 
Maalesef tüm illerimizdeki yapıların  %70 den fazlası güvensiz ve depreme hazırlıklı değildir. Elazığ olmak üzere diğer illerimizde yaşanan can kayıplarının nedeni mühendislik hizmeti almamış, çürük veya denetimsiz yapılar olduğu bir gerçektir. 
Ülkedeki tüm binaların mühendislik kuralları ve ilkeleri ile deprem yönetmeliklerine uygun hale getirilmesi ve yeni binaların da bu şekilde yapılması hedeflenmelidir. Kentsel dönüşüm adı altında ranta dayalı projelerden vazgeçilmeli, imar barışı adı altında verilen yapı kayıtlarının gözden geçirilmesi gerekmektedir. Bu konuda belediyeler tüm arşivlerini taramalıdır.
Diğer bir önemli husus; Ekolojik denge ve doğal yaşamın bozulması sonucu meydana gelen doğal afetlerin psikolojik ve sosyolojik sonuçları olduğudur. Deprem deneyiminin insan psikolojisinde yarattığı travmanın ve onun dini inanç ve davranışına olan etkisi ortadadır. 
Bu gerçekler noktasında deprem; mühendislik, sosyolojik ve psikolojik olarak ele alınmalı, çözümler geliştirilmelidir.

YORUMLAR