Denizli Ayna Haber Logo
DENİZLİ DEPREME HAZIR MI ?

DENİZLİ DEPREME HAZIR MI ?

Denizli, Hierapolis’te M.S. 60 yılında meydana gelen ve büyük yıkıma neden olan depremden sonra,         1354, 1567, 1651, 1703, 1717, 1899, 1933 yıllarında büyük depremler yaşamış, bu depremler içerisinde yer alan 1703, 1717 ve 1899 depremleri meydana getirdikleri hasar ve can kayıplarıyla büyük yıkıma neden olmuşlardır.

Pamukkale Fayı üzerindeki son depremin Nisan-Mayıs 1703 yılında olduğu tahmin edilmektedir. 18.Kasım.1717 depremi öğle namazı saatinde meydana gelmiş, 18 mahallesi olan Denizli tamamen yıkılmış ve deprem sonrası çıkan büyük yangın ile birlikte 6.000 can kaybı meydana gelmiştir.

Denizli'de 19. yüzyılın son büyük ve yıkıcı depremi 20.Eylül.1899 saat 03.50' de yaşanmış, yaklaşık 40 saniye sürmüştür. The Washington Post gazetesinde 3.Ekim.1899 tarihinde Sarayköy’de 500, Denizli’de 500 kişinin hayatını kaybettiği, binaların dörtte üçünün yıkıldığı haberi yer almıştır. Dönemin tüm olumsuz koşullarına rağmen, 5 ay gibi kısa bir sürede depremzedelerin barınma sorunları çözüme ulaşmıştır. Bu sürede yapılanlar Osmanlı Devletinin afet yönetimindeki başarısı olarak kabul edilebilir.

20. Mart 2019 Acıpayam da meydana gelen 5.5 büyüklüğündeki depremde ağır hasarlı 1246, toplam 2.309 adet hasarlı bina tespit edilmiştir. 21.yüzyılın teknik olanakları ile, Acıpayam depreminin ardından geçen 8 aylık sürede Acıpayam depremzedelerinin kalıcı barınma sorunları çözülememiştir.

Denizli’de yakın dönemde meydana gelen orta büyüklükteki Acıpayam ve Bozkurt depremleri ve sonrasında yaşananlar, kent olarak depreme hazırlıklı olamadığımızın kesin kanıtlarıdır.

BÜYÜK DEPREM YAKLAŞIYOR

20. Mart 2019 Acıpayam depremi ve 8. Ağustos.2019 Bozkurt depremi, bölgede yer alan faylarda gerilmenin arttığı ve yeni depremleri tetikleyeceği anlamındadır. Bilim insanları Denizli’de Honaz veya Pamukkale faylarının bilimsel araştırmalara göre 6,8 büyüklüğünde bir deprem üreteceğini öngörmektedir. Uzmanlar tarafından yapılan bu tespit Denizli için çok önemli bir deprem uyarısıdır.

Yakın gelecekte gerçekleşmesi muhtemel bir depreme karşı ne kadar hazırlık yaptık, Denizli’yi bekleyen risk ve tehlikeler nelerdir, bunları ivedilikle sorgulamak ve tartışmak zorundayız.

26.Eylül de İstanbul’da meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki depremde yaşananlardan Denizli olarak gerekli dersleri almak zorundayız. İstanbul’da 15 saniye süren ve yıkıma neden olmayan sarsıntı milyonlarca vatandaşı sokağa döktü, okullar hızlıca tahliye edildi, trafik kilitlendi, telefonlar çalışmadı. GSM operatörlerinin altyapıları tartışmaya açıldı.

6.8 büyüklüğünde bir depremin vereceği zarar açısından Denizli’yi incelediğimizde, kent merkezinde eski ve güvensiz yapı stoku yoğunluktadır.1950 -55 sonrası yapılan yapılarda inşaat demiri bulunamadığından, lama demirleri şerit halinde kesilerek inşaat demiri olarak kullanılmıştır.

1999 Marmara depremi Türkiye için bir milat niteliğindedir. 1999 öncesi yapılan binalarda hazır beton ve nervürlü demir kullanılmadığı için beton, demir ve işçilik kaliteleri yetersizdir. Bu dönem yapılarının kesinlikle incelenmesi ve güçlendirilmesi gereklidir. Ancak, Denizli de riskli bina tespiti ve binaların güçlendirilmesine ilişkin yeterli ve kurumsal ölçekteki bilgiler son derece yetersizdir.

Merkezi yönetiminler İmar aflarını zaman içinde politik getiri sağlamanın aracı olarak kullanmışlardır. İmar afları ile yasal olmayan, denetlenemeyen kaçak yapılara meşruluk kazandırılmış, bu yapılar kentte meydana gelecek doğal afetler açısından potansiyel riskli alanlar oluşturmuştur.

ETKİN AFET PLANLAMASI

Ülkemizde doğal afetlerin zararlarının önceden yapılacak planlama ile azaltılmasına yönelik önlem alınmasından daha çok, acil durum ortaya çıktıktan sonra uygulanacak önlemlerin alınması uygulamaları vardır. Oysa esas olan, afet olmadan hayat kurtarıcı önlemleri almaktır.

Belediyeler, yerel afet yönetiminin geliştirilmesi, afete hazırlıklı ve sağlıklı kentler yaratılması için planlama sürecinde belirleyici konumdadır. Afet yönetim planlarını yeniden gözden geçirerek, afet gelmeden önce yapılması gerekenlerle ilgili çalışmalara daha fazla önem vermek zorundadırlar.

Kentimiz de afetler karşında etkin bir yönetim sistemi oluşturulmalıdır. Ülkemizde yaşanan büyük boyutlarda can ve mal kaybına yol açan afetler, kurumlar arası işbirliğinin olamadığını açık bir şekilde göstermektedir. Afetler Merkez Koordinasyon Kurulunda 11 tane bakanlık vardır. Bu durum yetki karmaşası yaratmaktadır.

Toplumun afetler karşısında bilinçlendirilmesi, güvenlik kültürünün yaygınlaştırılması, sosyal yapının bütün afetlere hazır hale getirilmesi amacı ile sivil toplum örgütleri gibi çeşitli aktörlerin bu sürece katılması gereklidir.

İl afet yönetiminde belediyelerin süreci planlayan ve uygulayan konuma kavuşturulması zorunludur. Belediyelerin afet ve acil durumlara yönelik olan kapsamlı görevlerini yerine getirebilmeleri için kaynak sorununun çözülmesi gereklidir

Belediyelerde afet ve acil durum yönetiminin planlanması ve uygulanması ile hangi birimin görevli olacağı kesin hükümlere bağlanmalıdır. Afet anında acil yardımın sürdürülmesi, iletişimin ve bilgi akışının devamı afet yönetimi etkinliği açısından büyük önem taşımaktadır.

 İstanbul depreminde yaşanan kargaşa ve iletişim faciasını yaşamamak için önlem olarak, kentte Uydu aracılığı ile iletişim sağlayan iridyum uydu telefonlarının yaygınlaştırılması, afet yönetim sürecini ve afetlere müdahaleyi daha etkin hale getirecektir.

Afet anında acil müdahale amacıyla olay yerine gelen gönüllüler tarafından genellikle herhangi bir düzene ya da güvenlik kuralına uymadan müdahaleler yapılmaktadır. Doğal afetlerin yaratacağı zararların azaltılması halkın ve yöneticilerin ve görevli personelin eğitilmesi ile mümkündür.

Denizli kent merkezindeki dar sokaklar depremde olası yıkımlar sonucunda enkazla kapanacak ve ulaşımda kilitlenmelere neden olacaktır. Bu kilitlenmede arama ve kurtarma çalışmaları yapılamayacaktır. Bu olumsuzlukları önlemek amacı ile her binanın toplanma alanlarına ulaşımını sağlayan tahliye koridorları mutlaka belirlenmelidir.

Denizli olarak yaklaşan deprem için, gerek kurumlar gerekse sivil toplum kuruluşları olarak hazırlık ve afet eğitimleri konusunda daha çok eksiklerimiz var. Denizli, yakın zamanda yaşanan Acıpayam ve Bozkurt depremlerinden gerekli dersleri almak zorundadır.

DENİZLİ DEPREME HAZIR MI ?

Denizli, Hierapolis’te M.S. 60 yılında meydana gelen ve büyük yıkıma neden olan depremden sonra,         1354, 1567, 1651, 1703, 1717, 1899, 1933 yıllarında büyük depremler yaşamış, bu depremler içerisinde yer alan 1703, 1717 ve 1899 depremleri meydana getirdikleri hasar ve can kayıplarıyla büyük yıkıma neden olmuşlardır.

Pamukkale Fayı üzerindeki son depremin Nisan-Mayıs 1703 yılında olduğu tahmin edilmektedir. 18.Kasım.1717 depremi öğle namazı saatinde meydana gelmiş, 18 mahallesi olan Denizli tamamen yıkılmış ve deprem sonrası çıkan büyük yangın ile birlikte 6.000 can kaybı meydana gelmiştir.

Denizli'de 19. yüzyılın son büyük ve yıkıcı depremi 20.Eylül.1899 saat 03.50' de yaşanmış, yaklaşık 40 saniye sürmüştür. The Washington Post gazetesinde 3.Ekim.1899 tarihinde Sarayköy’de 500, Denizli’de 500 kişinin hayatını kaybettiği, binaların dörtte üçünün yıkıldığı haberi yer almıştır. Dönemin tüm olumsuz koşullarına rağmen, 5 ay gibi kısa bir sürede depremzedelerin barınma sorunları çözüme ulaşmıştır. Bu sürede yapılanlar Osmanlı Devletinin afet yönetimindeki başarısı olarak kabul edilebilir.

20. Mart 2019 Acıpayam da meydana gelen 5.5 büyüklüğündeki depremde ağır hasarlı 1246, toplam 2.309 adet hasarlı bina tespit edilmiştir. 21.yüzyılın teknik olanakları ile, Acıpayam depreminin ardından geçen 8 aylık sürede Acıpayam depremzedelerinin kalıcı barınma sorunları çözülememiştir.

Denizli’de yakın dönemde meydana gelen orta büyüklükteki Acıpayam ve Bozkurt depremleri ve sonrasında yaşananlar, kent olarak depreme hazırlıklı olamadığımızın kesin kanıtlarıdır.

BÜYÜK DEPREM YAKLAŞIYOR

20. Mart 2019 Acıpayam depremi ve 8. Ağustos.2019 Bozkurt depremi, bölgede yer alan faylarda gerilmenin arttığı ve yeni depremleri tetikleyeceği anlamındadır. Bilim insanları Denizli’de Honaz veya Pamukkale faylarının bilimsel araştırmalara göre 6,8 büyüklüğünde bir deprem üreteceğini öngörmektedir. Uzmanlar tarafından yapılan bu tespit Denizli için çok önemli bir deprem uyarısıdır.

Yakın gelecekte gerçekleşmesi muhtemel bir depreme karşı ne kadar hazırlık yaptık, Denizli’yi bekleyen risk ve tehlikeler nelerdir, bunları ivedilikle sorgulamak ve tartışmak zorundayız.

26.Eylül de İstanbul’da meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki depremde yaşananlardan Denizli olarak gerekli dersleri almak zorundayız. İstanbul’da 15 saniye süren ve yıkıma neden olmayan sarsıntı milyonlarca vatandaşı sokağa döktü, okullar hızlıca tahliye edildi, trafik kilitlendi, telefonlar çalışmadı. GSM operatörlerinin altyapıları tartışmaya açıldı.

6.8 büyüklüğünde bir depremin vereceği zarar açısından Denizli’yi incelediğimizde, kent merkezinde eski ve güvensiz yapı stoku yoğunluktadır.1950 -55 sonrası yapılan yapılarda inşaat demiri bulunamadığından, lama demirleri şerit halinde kesilerek inşaat demiri olarak kullanılmıştır.

1999 Marmara depremi Türkiye için bir milat niteliğindedir. 1999 öncesi yapılan binalarda hazır beton ve nervürlü demir kullanılmadığı için beton, demir ve işçilik kaliteleri yetersizdir. Bu dönem yapılarının kesinlikle incelenmesi ve güçlendirilmesi gereklidir. Ancak, Denizli de riskli bina tespiti ve binaların güçlendirilmesine ilişkin yeterli ve kurumsal ölçekteki bilgiler son derece yetersizdir.

Merkezi yönetiminler İmar aflarını zaman içinde politik getiri sağlamanın aracı olarak kullanmışlardır. İmar afları ile yasal olmayan, denetlenemeyen kaçak yapılara meşruluk kazandırılmış, bu yapılar kentte meydana gelecek doğal afetler açısından potansiyel riskli alanlar oluşturmuştur.

ETKİN AFET PLANLAMASI

Ülkemizde doğal afetlerin zararlarının önceden yapılacak planlama ile azaltılmasına yönelik önlem alınmasından daha çok, acil durum ortaya çıktıktan sonra uygulanacak önlemlerin alınması uygulamaları vardır. Oysa esas olan, afet olmadan hayat kurtarıcı önlemleri almaktır.

Belediyeler, yerel afet yönetiminin geliştirilmesi, afete hazırlıklı ve sağlıklı kentler yaratılması için planlama sürecinde belirleyici konumdadır. Afet yönetim planlarını yeniden gözden geçirerek, afet gelmeden önce yapılması gerekenlerle ilgili çalışmalara daha fazla önem vermek zorundadırlar.

Kentimiz de afetler karşında etkin bir yönetim sistemi oluşturulmalıdır. Ülkemizde yaşanan büyük boyutlarda can ve mal kaybına yol açan afetler, kurumlar arası işbirliğinin olamadığını açık bir şekilde göstermektedir. Afetler Merkez Koordinasyon Kurulunda 11 tane bakanlık vardır. Bu durum yetki karmaşası yaratmaktadır.

Toplumun afetler karşısında bilinçlendirilmesi, güvenlik kültürünün yaygınlaştırılması, sosyal yapının bütün afetlere hazır hale getirilmesi amacı ile sivil toplum örgütleri gibi çeşitli aktörlerin bu sürece katılması gereklidir.

İl afet yönetiminde belediyelerin süreci planlayan ve uygulayan konuma kavuşturulması zorunludur. Belediyelerin afet ve acil durumlara yönelik olan kapsamlı görevlerini yerine getirebilmeleri için kaynak sorununun çözülmesi gereklidir

Belediyelerde afet ve acil durum yönetiminin planlanması ve uygulanması ile hangi birimin görevli olacağı kesin hükümlere bağlanmalıdır. Afet anında acil yardımın sürdürülmesi, iletişimin ve bilgi akışının devamı afet yönetimi etkinliği açısından büyük önem taşımaktadır.

 İstanbul depreminde yaşanan kargaşa ve iletişim faciasını yaşamamak için önlem olarak, kentte Uydu aracılığı ile iletişim sağlayan iridyum uydu telefonlarının yaygınlaştırılması, afet yönetim sürecini ve afetlere müdahaleyi daha etkin hale getirecektir.

Afet anında acil müdahale amacıyla olay yerine gelen gönüllüler tarafından genellikle herhangi bir düzene ya da güvenlik kuralına uymadan müdahaleler yapılmaktadır. Doğal afetlerin yaratacağı zararların azaltılması halkın ve yöneticilerin ve görevli personelin eğitilmesi ile mümkündür.

Denizli kent merkezindeki dar sokaklar depremde olası yıkımlar sonucunda enkazla kapanacak ve ulaşımda kilitlenmelere neden olacaktır. Bu kilitlenmede arama ve kurtarma çalışmaları yapılamayacaktır. Bu olumsuzlukları önlemek amacı ile her binanın toplanma alanlarına ulaşımını sağlayan tahliye koridorları mutlaka belirlenmelidir.

Denizli olarak yaklaşan deprem için, gerek kurumlar gerekse sivil toplum kuruluşları olarak hazırlık ve afet eğitimleri konusunda daha çok eksiklerimiz var. Denizli, yakın zamanda yaşanan Acıpayam ve Bozkurt depremlerinden gerekli dersleri almak zorundadır.

*Yazılarla ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendisine aittir.
 

YORUMLAR