Denizli Ayna Haber Logo
BİR CİNAYET HİKAYESİ: AVDAN

BİR CİNAYET HİKAYESİ: AVDAN

Son yıllarda Türkiye'mizde bir termik santral krizidir yaşanıyor, yaşatılıyor. Memleketin dört bir yanında yerel halk ile termik santral yapmak isteyenler arasında bir yaşam mücadelesi var. 

Ve şimdi bu mücadelede yeni bir cephe daha açmaya çalışanlar var: Denizli'de ilk termik santral Tavas'a bağlı Avdan Mahallesinde kurulmak isteniyor !

Nerede ? Tavas'ımızın Avdan Mahallesinde.

AVDAN DEDE

Köy, adını obasıyla, töresiyle bölgeye yerleşen Oğuz Türklerinden olan Avdan Dede'den alıyor.

10 yy. önce tertemiz havasıyla, yağmurların suladığı bereketli topraklardan elde ettikleri mahsullerden yaparak paylaştıkları toy aşları, bugün hala bölgede ' Avdan Dede Hayır Aşı ' adı altında birlik ve beraberlik, bolluk ve bereketi simgelemesi ve Avdan Dede'nin herkese kucak açıp, yardımcı olmasının hatırına sürdürülen bir gelenek. 

Bunu özellikle belirtmek istedim ki, herkes ve her kesimce biline: Bölge halkı birbirine, geçmişine, topraklarına ve hayata sıkı sıkıya bağlı.

KİM İSTER Kİ ?

Aralarında Denizli Barosu, Büyük Menderes İnisiyatifi, Denturod (Denizli Otelciler ve İşletmeciler Derneği), Denizli Tabip Odası, TMMOB Denizli Şubesi, Türkiye Ormancılar Derneği Denizli Temsilciliği, Doğa ve Çevre Vakfı, Kaledavaz Kalkınma ve Dayanışma Vakfı, 
Kızılcabölüklüler Koruma Dayanışma Kültür Çevre ve Eğitim Vakfı, Kale ve Tavas Ziraat Odaları'nın bulunduğu kuruluşlar da termik santrale karşı tek vücut olmuş durumda.

Sözcülüğünü Önceki Dönem Mimarlar Odası Başkanı Sn. Cüneyt Zeytinci'nin yaptığı Avdan Platformu'nun bileşenlerini oluşturan tüm bu kuruluşlara, Tavas Termik Santrale Hayır Topluluğu da katkı vermekte. Topluluğun sözcüsü Sn. Uğur Büyükelyas şöyle diyor: " Sadece Avdan'a, Tavas'a değil komşu ilçeler Kale, Beyağaç'a, komşu kentler Aydın Karacasu, Muğla Menteşe'ye de zehir saçacak bir projeyle karşı karşıyayız. Biber, nohut, mercimek, tütün, buğday, arpa, yulaf, mısır, ceviz, kiraz, incir, badem, armut, ayva, elma, nar, kekik ve zeytin ekili 165.000 dekar arazimiz var, istemiyoruz. "

Avdan Platformu Sözcüsü, Sn. Cüneyt Zeytinci : " Zengin yeraltı ve yerüstü su rezervlerinin beslediği Tavas Ovası verimli tarım arazilerine sahip. Proje ruhsat  sınırları dahilinde 18.846 m2‘lik kısım orman alanlarından oluşmakta. Termik santral bölgeye karabasan gibi çökecek, yeraltını zehirleyecek, yerüstünü kurutacak; kendisi 30 yıl, ölümcül etkisi 100 yıl sürecek. Projeden vazgeçilmeli. " derken hiç de haksız değil.

Başta Avdan Dede'nin torunları olan mahalle sakinleri olmak üzere bölge halkı ve toplumun duyarlı kesimleri net bir tavırla karşı çıkıyor.

Şifre Haber tarafından " KIYMAYIN EFENDİLER " adıyla yapılan ve 2 bin 963 kişinin katıldığı anketten % 96 oran ile " TERMİK SANTRALE HAYIR " çıkıyor. 

Katılımcıların % 95,9'u termik santralin sağlığı, % 97,2'si doğayı, çevreyi, tarımı olumsuz etkileyeceğini düşünüyor.

" Termik santral yöreye ekonomik yarar sağlar mı ? " sorusuna ise % 82,6 hayır yanıtı verilmiş.

Muhtarlar; sağ sol demeden biraraya gelip; termik santrale karşı bildiri hazırlayıp, imza altına alıyor. Biliyorlar ki: termik santral, kovid-19'dan da tehlikelidir, kalıcıdır ve hiçbir şey geleceğimizden de sağlığımızdan da daha önemli değildir !

Diyor ki bir muhtarımız: " Biz bu verimli toprakları ve doğamızı önceki kuşaklardan emanet aldık. Özenle koruyarak bu günlere taşıdık. Buralar çocuklarımızın da geleceği. Sağlıklı yaşamak en temel hakkımız, burada Tavas insanının hayatı söz konusu ve termik santral sadece bugünü değil geleceği de kirletir. Yaşam ortadan kalkar, geri dönüşü olmaz, siyaset üstü düşünülmesi gerekir. Karşıyız. "

Helal olsun sevgili muhtarım, vallahi de billahi de, iyi ki varsınız...

Aynı net tavrı Denizli Milletvekilleri ve yerel yöneticilerden özellikle de Büyükşehir ve Tavas Belediye Başkanları ile Meclis Üyelerinden beklemek de en doğal hakkımız.

Unutulmasın ki : " Halka rağmen, bir şey o la maz. "

Peki öyleyse, Avdan'a kurulması planlanan termik santrali kim ister ki ? 

İpucu vermeye gerek yok ama...

ÇED RAPORU

Santrale olumlu ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) Raporu verilmiş.

Rapor tam tamına 1581; detaylıca okudum tam 7 günümü aldı; tek bir şey söyleyeceğim, ortada 1581 sayfalık bir rapor varsa durum çok ama çok ciddidir, vahimdir !!!

Raporda özetle : " Yapılır, yapılmalı, yapılsın, çevreye etkisi güzel, katkısı çok olur, sosyo-ekonomik açıdan olumlu gelişmeler gözleneceği muhakkaktır, nüfus hareketlerinde artış yaşanacaktır, ağaç kesilmeyecek doğa tahribatı olmaz, ekosistem bozulmaz, filtre takılırsa kükürtdioksit, karbonmonoksit gibi zehirli gaz salınımı az olur, hava kirlenmez, insanlar kirli ve zehirli hava solumaz, insanlığa karşı sorumluluklar gözetilirse solunum şikayetleri yaşanmaz, akciğerlerde kalıcı hasarlara yol açılmaz, kanserojen hastalıkların ortaya çıkması ve ölümler dahi önlenebilir, hava sıcaklığında 2 ila 3 derece artış gözlenebilir, seracılığı teşvik eder, proje alanı ve etki alanı içerisinde 52 familyaya ait 190 canlı türü tespit edilmiş olup bölgede yaşayan yabani hayvanların mevcut yuvalama alanları tespit edilerek kaçırma-kovalama veya yüksek ses çıkarak rahatsız etme yöntemi ile türlerin alandan uzaklaşması sağlanacak, proje sahasında yer alan tarım alanlarının tarım dışı amaçla kullanım izninin alınacağı, özel mülkiyetlerin anlaşma sağlanamazsa kamulaştırılacağı, proje alanına yakın sulama nitelikli Yenidere Barajı ve Gökçeburun Göleti'ne herhangi bir olumsuz etki olması beklenmemektedir, gazların ve atıkların bölgede yer alan doğal dere yataklarına karışmasını engelleyici tüm önlemler yatırımcı tarafından alınacaktır, önlemlerden sonra yeraltı suyu kalitesinde önemli bir değişiklik görülebilir, gerekli hassasiyetin gösterilmesi durumunda zeytin ağaçlarının gelişimini etkileyen olumsuz faktörlerin olmayacağı, 75 milyon ton kömüre ihtiyaç duyulacak ve açık ocak madenciliği esnasında patlatma yapılma zorunluluğu ortaya çıkarsa habitatlarda meydana gelecek deformasyonlar Ekolojik Restorasyon ilkelerine uygun olarak restore edilecek, santralin çalışma prensibi 
ve baca gazının atmosferde daha iyi bir dağılım göstermesi düşünülerek bacanın 150 m yüksekliğinde yapılması planlanmıştır, tarım faaliyetleri ve hayvancılığı etkilemez... " denmiş.

Sanırsın santral kurup, kömür yakmayacaklar, arıcılık yapıp petek bal üretecekler !!!

TEMİZ HAVA, TAZE GIDA, PIRIL PIRIL GÜNEŞ ANA SÜTÜ GİBİ HELALDİR, HAKTIR

30 yıllık ömrüyle sebep olacağı hava, su, toprak kirliliği ile anne karnında bile etkisi görülecek, yüz binlerce insanın ve gelecek nesillerin hayatını etkileyecek bir beşeri felaket söz konusu. 

Genç anne adaylarımızın, doğacak bebeklerimizin ve büyüyen çocuklarımızın içlerine çekecekleri her nefes, soluyacakları hava zehirli değil tertemiz ve yaşanılabilir olmalı.

Aksi halde can çekişerek çırpınırken, sessiz ve eşsiz doğamızın yokoluşuna tanıklık ederek, güneşi görmeden yaşamaya mahkum olacağız. 

Oysa yaşamak hakkımız.

Ve inanın termik santral gelince güneşi göremeyeceğiz !

BAY UNESCO ile GREENPEACE HANIM BU İŞİN NERESİNDE ?

Avdan'da kurulması planlanan termik sanral alanında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanuna bağlı olarak korunması gereken taşınmaz kültür varlıkları bulunmakta, bunlar resmi olarak da tespit edilmiş ve mevki III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmiş durumda. 

Bununla birlikte santral projesi sadece Denizli'mizin değil, Türkiye’mizin en önemli kültür ve turizm varlıklarından, Unesco'nun dünya kültür mirası listesinde yer alan Afrodisias Antik Kenti’ne kuş uçuşu yalnızca 15 km mesafede. 

Kaldı ki, santral bir tek Afrodisias'a değil, bölgede yer alan diğer antik şehilerlerde de; Tabea, Laodikeia, Hierapolis, Tripolis, Colossae'da; depremden beter 
büyük tahribatlara yol açacak ve geri dönülemeyecek kalıcılıkta hasar verecek.

Tarihi ve doğal güzellikler kararacak.

Ağaçların yeşili, gökyüzünün mavisi, Pamukkale'nin travertenleri sonsuza dek simsiyaha yenilecek.

Hem tarihimiz talan edilmemeli, kemiklerimiz sızlatılmamalı hem de doğal güzeliklerimiz yok edilerek ruhumuz karartılmamalı.

Narin ve güzel dünyamıza birlikte sahip çıkmak adına, cesaretimize cesurluk katması için Greenpeace (Yeşil Barış) Hanıma da bir davet gönderelim, bir çağrıda bulunalım: Düşük kaliteli, yüksek tozlu, kükürtlü, asidik, ağır metalli, ölümcül toksit zehirli kömüre karşı ya sen de geleceksin Greenpeace ya da bizlere buralarda sıfır gelecek ! 

Gelmezsen, sesimize ses vermezsen, rengimize renk katmazsan bizden değilsin !

NİSAN YAĞMURU DEĞİL ASİT YAĞMURU

Zamanın ruhuna uygun olarak, Dünyada çevreye, doğaya ve canlılara verdiği zarar yüzünden artık kullanılmayan termik santraller, memleketimizde hala kullanılmakta dahası yenilerinin yapılmasında ısrar edilmekte ve resmen sağlığımız bilerek, isteyerek, kasten işgal edilmekte.  

Bakın, Türkiye'nin dört bir yanında santraller var: 42 tanesi devrede, aktif çalışıyor ve cayır cayır zehirliyor. 

7 tanesi yapım aşamasında ve zehirlemek için gün sayıyor.

6 tanesi üretim lisansı, 7 tanesi ön lisans aldı, yakındır zehirleyecek. 

Herbirinin ismi de, hikayesi de en az Avdan Dede kadar güzel : Sugözü, Kemerköy, Çayırhan, Seyit Ömer, Kangal, Tufan Bey, Karlıova, Tunçbilek, Çatalağzı, Orhaneli, Kirazlıdere, Suluova, Gölbaşı...

Dinleyin ora insanları neler diyor:

" Hastaneye varınca, doktorlar ' Siz Yatağan'dan mı geliyorsunuz ? ' diye soruyorlar ",

" Biz burada doğduk, burada öleceğiz. Bizim çocuklarımız, torunlarımız burada doğdu, burada ölecek, gitmeyiz ",

" 3 yıl evvel deseler, hayatta inanmazdım ama göçlerle bölgeden kaçış başladı ",

" Miadı dolup, tesis kapandıktan sonra bile atıkları, çöpü, pisliği, zehri burada kalacak; felaketin gölgesinde yaşamak zorunda kalacağız ",

" Havamıza, suyumuza, toprağımıza, insanımıza 193 km2'ye kadar kalıcı etki ettiğini tespit ettirdik ",

" Okullarımız öğrenci kalmadığı için kapandı. Ağaçlarımızda artık meyve olmuyor, çürüdü ! Otlatmaya çıkardığım hayvanlar kömür tozunun karıştığı suyu içip zehirleniyor ",

" Köydeki 800 kişilik nüfus 92'ye düştü, biz bile bile ölüme terk ediliyoruz ! ",

" Her görenin hayranlık duyduğu yeşilin binbir tonunun yaşadığı böyle bir yere nasıl olur da termik santral planlanır, aklım almıyor ! Yöreyi, balıkçılığı, bizleri değil de, sadece kendi çıkarlarını düşünüyorlar ",

" Köyümüzde bir zamanlar çocuklar sokak çeşmesinin suyunu kana kana içerdi, çeşmeyi kapattırdık, rengi de kokusu da anormalleşti ",

" Elektrik parayla satın alınabilir ama sağlık ve hava satın alınamaz. Sorarım sağlık mı para mı ? ",

" Bize daha iyi hayat sunacaklardı, yalanmış, hepimiz de bu yalana nasıl inanmışız ? ",

" Eskihisar gitti, Yeşilbağcılar yok oldu kömürden dolayı. Halk yerinden oldu. Şimdi de Turgut’a geldiler, zeytinliklerimizi yok etmeye çalışıyorlar ",

" Yuttu, yuttu bu santral bizi, kuruttu. ",

" Termik santral deyince benim aklıma önce kirlilik, sonra hastalık ve ölüm geliyor, kızım, başka da yok ",

" Ben de burada kalmak istemiyorum ama taşınsak aç kalacağız. Burada öleceğiz. Ama öyle ama böyle ",

" Ağaçlara dokunmayacağız dediler, 50.000 tane zeytini 5 gecede öldürdüler, çok ağladım, çok gücüme gitti, çocukluğumda dedemlerle toplardık, çocukluğum öldü, çocukluğumu öldürdüler benim ",

" Kükürt dioksit, azot oksit, karbon monoksit... ve halojen bileşikler hayatı zehir ediyor ",

" Kükürt diyorlar, azot diyorlar, oksijen kalmadı oksijen ",

" Havayı, suyu, toprağı, yaşamı zehirlediler yetmedi, kapasiteyi arttırdılar yetmedi, bayramlarda seyranlarda çalıştılar yetmedi, bölgeye 2.sini kuracaklarmış, oldu olacak öldürsünler bizi oğlum ",

" Buranın gerçek sahibi biz köylülerdik ama kömür tozu kabus gibi çöktü ",

" Anılarım, doğup büyüdüğüm yerim gidiyor elimden ! Torunlarım, ' Babaanne, senin köyün nerede ? ' dediklerinde ne cevap vereceğim ? ",

" Ses çıkarmayanın sağlığı gidecek ama karşı çıkan da ekmeğinden olacak, tehdit ediyorlar ",

" Bizim köyde narenciye bahçeleri varmış, rahmetli kocaanam anlatırdı, şimdi nerdeeeee ? ",

" Ben kanseri yendim ama çok yakınlarımı kaybettim ",

" Leylekler bile üzerimizden uçmaz oldu ",

" Zehirli hava yüzünden dışarıda nefes alamayan astım hastası kızımı oyun yüzü görmeden, ev ile hastane arasında büyütmeye çalışan onlarca anneden biriyim. " 

Tümü acı ama gerçek hayat hikayeleri...

Ve bu yıl 7 tanesinin daha zehirlemesi planlandı; malumunuz biri de Avdan !

Plan tutarsa, nisan yağmuru değil asit yağmuru düşecek ! Sadece ağaçlar değil, Avdan Dede'den gelen soyumuz da kuruyacak !

SANTRAL OLMASIN SAĞLIK OLSUN

Geleceğimize, topraklarımıza, ovalarımıza, sağlığımıza, Avdan'ımıza, ata mirasımıza sahip çıkacağız.

Kara zehire pabuç bırakmayacağız...

Tüm ülkede " termik santrale hayır " demeye devam edeceğiz.

Kesinlikle; güzel ve çalışkan insanların yaşadığı, sağlıklı havanın solunduğu, bereketli topraklara evsahipliği yapan bu şehre, Denizli'mize santral yapımına ' dur demek ' zorundayız. 

Adım gibi eminim, Denizlili; memleket sevgisi, Denizli'yi koruma kararlılığı ve direnci ile bu zorluğu da göğüsleyecek, üstesinden gelecektir. 

Belki arkadan dolanmalara, birtakım baskılara, çiğnenen mevzuatlara, hukuk dışı yollara, ÇED raporlarına karşı bir ömre sığmayan hukuk mücadeleleri vereceğiz...

Belki termik santrale karşı çıkanlar olarak suç işliyormuş gibi yansıtılacak, vatan haini ilan edileceğiz...

Belki destekçilerin samimiyetsiz ve çıkarcı tavırlarına maruz kalacağız...

Belki de çok daha fazlası...

Ama şu gerçek bilinsin, herkesin haberi olsun; kararlı ve net duruşumuza, samimiyet ve tutarlılıkla devam edeceğiz...

Biz bu topraklara hayatımızı verdik, ruhumuzu da veririz...

Uyanık olacağız, bekleriz...

Denizli'de ilk termik santral Tavas'a bağlı Avdan Mahallesinde kurulmak isteniyor. 

Bu cinayetten haberim yoktu demeyin.

Şimdi kararı siz verin !

YORUMLAR