Denizli Ayna Haber Logo
bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan escort alanya antalya escort bayan eskisehir escort istanbul escort bayan , istanbul escort , ili escort , kadky escort , istanbul escort bayan bayan , sakarya escort escort sakarya izmit escort gaziantep escort canl casino makrobet kacak bahis
BEN İSTİFA ETTİM AMA  SİZ KAYBEDECEKSİNİZ

BEN İSTİFA ETTİM AMA SİZ KAYBEDECEKSİNİZ

İlk defa şahsi bir kararım nedeni yazı yazıyorum / yazmak zorunda kalıyorum. Affımı kabul görün. 

2006 yılında okulu yarım bırakıp hayallerimin peşinden koştum.  Muhabirliğin beni asla zengin biri yapmayacağını ama hep mutlu edeceğini düşünerek başladım. Yanılmadım, bu meslek benim için bir yaşam biçimi, bir mücadele alanı oldu. 

İşte bu inanç ve mücadele ile mesleğinde olgunlaşma dönemini yaşarken kurduğum ve  önümüzdeki ay 7. yılını kutlayacak olan Aynahaber, kuruluş aşamasından bu yana ilkelerinden taviz vermeden, eğilip bükülmeden, mesleğin onuruna, basın ahlakına ve okurun en doğru haberi en hızlı şekilde alma hakkına riayet etme çabası ile yayıncılık yaptı, yapmaya devam ediyor.

Özellikle internet sitemizi kurduğumuz 2016 yılından sonra, kentin en değerli basın kuruluşları arasında yer almamız, her kesimden okurun, camianın duayenlerinin hatta meslekte yeni olan muhabirlerin dost gördüğü bir yayın haline gelmemiz mutluluğumuz kadar sorumluluğumuzu da arttırdı.

Yeni Medya Yayıncıları Derneği ve Denizli Gazeteciler Cemiyeti içerisinde kurumumuzu, bu sorumluluğun bilincini taşıyarak onurla ve gururla temsil etmek adına mücadele ettik. 

Nihayetinde kentin fikir  emekçisi meslektaşlarımızın oyları ile mücadelemiz taçlandı ve örgütümüzün yönetim kuruluna seçildim. Hatta DGC yönetim kurulunda yer alan dostlarım genel sekreterlik görevini uygun gördü.

KOLTUKLAR HİZMET İÇİN VAR

Görevde olduğum süre boyunca mesleğimize bir arpa boyu da olsa katkı vermek adına mücadele ettim. 

Ancak aynahaber.net in yayınları halktan yanaydı ve koltuklarını sevenleri, gücünü koltuktan alanları, fil gibi semiren ve dahi hiçbir şey üretmeyenleri  rahatsız ediyordu. 

Zira 30 Nisan akşamı yaptığımız haber sonrası  hedef haline geldim. Bir emekçinin tartaklandığı ve doğruluğu defaatle kanıtlanmış haberim sonrası ölüm tehditleri ve alçakça karalamaya varan insanlık dışı davranışlar ile karşı karşıya kaldım.

Gazeteciler Cemiyeti Yönetimi ve Yeni Medya Yayıncıları Derneği başta olmak üzere tüm "Gazeteciler" bu süreçte arkamda durdu, yanlız olmadığımı hissettirdi.

Ancak baskı ve karalama öylesine ahlaksız bir boyut kazandı ki, eline 3 kuruş sıkıştırılan bazı yayıncılar ile her anını basının özgürlüğüne verdikleri önemi anlatmaya ayıranların  yerel temsilcileri çırpındıkça battıklarının farkına varmadan daha çirkin bir üslüp takınmaya başladılar.

Hizmet üretmek için teslim edilen koltukta oturan il başkanı en küçük tartışma yaşadığımız duayen isimleri arayarak "Duydun mu Ayhan seni dövdüğünü söylemiş" gibi baştan aşağı yalan ve  sokak dedikoducularını aratmayan tavırlar ile dedikodu peşinde koşmaya başladığı anda  insanlığımdan utandım. "Hiçbir koltuk hiçbir insanı böylesine aşağılaştıramaz" dedim. 

Ve kararımı verdim... 

Denizli Gazeteciler Cemiyeti, sınıf siyasetinden bihaber, insani değerlerden ve  toplumsal ahlaktan pay almamış olan, "yanımdaki yanlış karşımdaki doğrudan yeğdir" diyen havuz siyasetçilerine yem edilemeyecek kadar değerliydi... 

Yani, işin özeti...

Koltuklar hizmet etmek ve değer katmak için vardı. Ama tüm değeri oturduğu koltuktan alan, 6 okun anlamını sorsan aval aval yüzüne bakan koca koca filler, çimenleri ezmek isterken, 97 yıllık bir geleneği ayaklar altına alıyordu.

Tam da bu nedenle Denizli Gazeteciler Cemiyeti Yönetiminden istifa ettim.

Zira, o makam hizmet etme makamıydı ve bir gün bile dinlenmeye hakkımız yoktu.

ZAFER KAZANMAK İÇİN SAVAŞMAK GEREKİR

Yazımın bu kısmı ağzında üç okka sakızla 25 yıl sonra yazılan hikayeden "istemezük" diyerek kaçan ve aslında o seçim ofisinden topuklarını.... vura vura kaçarken başarının önünü açanlara...

8'i 3 yaptıktan sonra kongreden kongreye çıktığınız bir ortamda başkalarının hataları üzerine teslim aldığınız koltuklar ile güç elinize geçti diye sevinmeyin. Zira siz kazanmadınız, kaybedenler vardı. Onlar bir kongre kaybetti, yerden bir avuç toprak alıp ayağa kalktı. 

Ancak siz sonsuza kadar kaybedenler olacaksınız. Zira kazanmak için önce savaşmak gerekir. 
Ve savaşmak yürek ister.
Ve savaşmak dürüstlük ister.
Ve savaşmak bilgelik ister.
Ve savaşmak fil ordusuna karşı ebabillerin dilini konuşmak ister.
Ancak siz de ne o yürek, ne o dürüstlük, ne o bilgelik, ne o sevgi dili var.

YOLUMUZ UZUN GENÇLİĞİMİZ VAR

Finali şöyle yapalım umudum yok ama belki anlarsınız.

Siz havuz başında yan yatarken kazanılan seçimde bir slogan çıkmıştı ortaya, anımsarsınız. 
Dilinize plasenk. "Yolumuz uzun, gençliğimiz var"

Yaşım henüz 32... 
Kimsenin sırtına basmadan,
Kimseye çamur atmadan,
Kimseyi hırslarım uğruna karalamadan,
Kimsenin ekmeğine göz dikmeden,
Kimsenin ekmeği ile oynamadan,
Kazanınca farklı, kaybedince farklı bir kişilik ortaya koymadan,
Geldim bugüne...

Bugünden sonra da...
Zengin olmak,
Adam kayırmak, 
Yanımdaki genci emir eri gibi kullanmak, 
Kamudan milyonluk hibeler almak, 
Ön seçim kaybedince ANAP bayrağı sallayan ecdadımı unutturmak,
Sigorta ihalesi peşinde koşmak, 
Fil gibi semirip, vasıfsız evladımı kamuda personel yapmak gibi heveslerim yok. 

Simit satar onurumla yaşarım... 

Ama ne mesleğimi ne de çatı örgütümü ayağa düşürmem. 
Yargı süreci devam eden ve artık şahsileşmiş konular için, bırakın cemiyetimi işlevsizleştirmeyi, bir kişinin bir dakikasını bile boşa harcamam. 

Zira dediğim gibi... 
Yaşım genç, gençliğim var... 

Kısacık Denizli hikayesinde bile, 
Çıkmışsınız yenmişim...
Çıkmışsınız yenmişim...
Çıkmışsınız yenmişim...

Ardına sığındığınız başarılara bile alın teri dökmüşüm...

Ben hikayelere gölge olmam, kendi hikayemi yazarım...
Ve yazdığım hikayelerde boş karakterlere asla yer vermem. 

Ha bir de istifa ederek size boyun eğdim sanıyorsanız...

Bakınız: 2 Haziran 2013 Atatürk Kültür Merkezi

Kalın sağlıcakla.

 

 

 

YORUMLAR