Denizli Ayna Haber Logo
BARO BAŞKANLARI NEDEN YÜRÜDÜ?

BARO BAŞKANLARI NEDEN YÜRÜDÜ?

AK Parti, “çoklu baro, nispi seçim sistemi” öngören düzenlemeyi baroların  itirazlarına rağmen ekim ayında yapılacak baro seçimleri öncesi yasalaştırmak istemektedir.

Bu süreçte, ilk başlarda 31 baro başkanının katılımı ile oluşturulan ‘müzakere heyeti’, geçtiğimiz haftalarda hükümet yetkilileri ile bir dizi görüşme yapmış ve yasa teklifinin geri çekilmesini talep etmiştir. Bu toplantılar saatler sürmüş ve neredeyse görüşülmeyen siyasi parti ve bürokrat kalmamıştır. Daha sonra 80 baro başkanı ortak bir metin hazırlayarak ortada olmayan ama iktidar tarafından sürekli dillendirilen “çoklu baro, nispi seçim sistemi” ni istemediklerini dile getirmişlerdir.

Bu yasa teklifi isminden de anlaşılacağı üzere bir şehirde birden fazla baro kurulmasını ve her şehirde hemen hemen aynı sayıda delege olmasını kapsayan bir tekliftir.

Avukat olarak sayısız hukuk fakültesinin açıldığı, mesleğimizin itibarsızlaştırılmaya çalışıldığı, ekonomik olarak zor günler geçirip intihar eden birçok meslektaşımızın olduğu Avukatlık Mesleğindeki en son sorunumuz, budur.

Ancak Ak Parti bu yasa teklifini mutlaka geçirmek istemektedir. Bu yasa çıkacak olursa birçok ilde birden fazla kurulan barolar, Anayasamızda da açıkça belirtilmiş Kamu Hizmeti veren avukatları dost ve düşman olarak ayıracak;  “bizden” ve “sizden” gibi bölünmelere yol açacaktır.

Biz avukatlar kendimizce çokça yıldır toplumun genel düşüncesine göre para için, bizce ise HAK için, ADALET için, HUKUK için, MASUM için, MAZLUM için, af isteyen için, köydeki Ahmet amca için, fabrikada işçi Ayşe için, mahalle köşesinde dövülen Fatma Abla için, sokakta işkence görmüş hayvanlar ve ille de İNSAN için mücadele ediyoruz.

Biz toplum olarak tuttuğumuz takımla, doğduğumuz memleketle, siyasi düşüncemizle, inancımızla hatta cebindeki telefon markasına göre bile ayrıştırılıyor, ötekileştiriliyoruz.

Bizler, her biriniz için yürüdük. Çoğu 50 yaşının üzerinde olan Baro başkanlarımız da bu yüzden yürüdü. Kendi konfor alanlarında rahatça oturup her şeyi uzaktan izleyebilecekleri halde yürüdüler ve direndiler.

Bizler artık ayrıştırılmaktan, görmezden gelinmekten, -amanın bana bir şey olmasın da kime ne olursa olsun- düşüncesinden, yalnızlaştırılan toplumdan yorulduk.

Demokrasinin olduğu yerde hak da olur, hukuk da olur, adalet de olur, huzur da olur. Baro başkanlarımız bizlere bunu hatırlattılar ve bizim için mücadele ettiler, hem de her birimiz için…

Unutmayın Avukatlar esir kullanmadılar, fakat efendileri de olmadı…

YORUMLAR