Denizli Ayna Haber Logo
bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan escort alanya antalya escort bayan eskisehir escort istanbul escort bayan , istanbul escort , �i�li escort , kad�k�y escort , istanbul escort bayan bayan , sakarya escort escort sakarya izmit escort gaziantep escort canl� casino makrobet kacak bahis
ANNESİZ VE ÇORAPSIZ AYDA

ANNESİZ VE ÇORAPSIZ AYDA

Ayda bebek..

İzmir depreminin 90.saatinde Rıza bey apartmanından bir bebek, kurtarma ekiplerinin birbirine sarılarak gözyaşı döktüğü görüntüler eşliğinde, enkazdan sağ çıktı.

Bir anda T.T oldu tüm Türkiye bu mucizeyi konuştu.

Bugün ise kaldırıldığı hastaneden babasının kucağında taburcu olurken görüntüleri düştü medyaya.

Annesi hayatta olsaydı ayağına bir çorap geçirirdi ama yalın ayak bir şekilde bu soğuk sonbahar gününde, bileğinde hastane kimlik bandı, ne bir karşılayanı,ne bir uğurlayanı, babasının kucağında öylece gitti..

Gittiler ama nereye?

Annesi yoktu artık ona bir tas çorba yaparak karşılayacak, odası yoktu artık kendini güvende hissedip oyunlara dalacak, evi yoktu artık koridorlarında koşturup çatısının altında tatlı rüyalara dalacak..

Artık geceleri yastığa koyduğunda başını,rüyalarında hep hayal meyal hatırladığı annesi,yıllar geçtikçe o görüntülerden ve anılardan emin olamayacak…

Deprem hep korkulu rüyası olacak,sevdiklerini arayacak ilk olarak,onlara bir şey oldu mu diye yüreği ağzında…

Bir sonbahar sabahı ayazında ayağında çorap olmadan hayata tekrar başlayan çocuk,

Artık hayata GÜÇLÜ olmak zorunda olarak devam edecek, ağladığında gözyaşını kendi silecek, hayallerini tek başına duvara bakarken kuracak; bir anne şefkatine sığınıp şımarıp ağlayamayacak, kendini -sadece orada en güvenli hissettiği -kollara şuursuzca bırakamayacak,anne kucağında huzur bulamayacak;okuldan gelip heyecanlı bir şekilde başına gelen önemsiz ama kendince düynanın en önemli olayını annesiyle paylaşamayacak,genç kız olduğunda ilk flörtüyle yazışmalarını,aşık olmanın heyecanını,erkek arkadaşıyla olan ilk kavgalarını annesine hiç anlatamayacak…

Yalnız bir hayatın ilk adımlarını çorapsız ayaklarıyla atarken, kendi başına mutlu olmayı hayat ona en acımasızca yerden sorduğu soruyla öğretecek.

Artık yaşıtlarının ağladığı basit mevzular ona vız gelecek, ağır bir yükün ardından kalkan koca yürekli bir kız olarak, onu başta yıkacak olan bu yokluğa alışma ve tek başına ilerleyebilme güdüsü ,ona kendine güvenmeyi, başka kimseye ihtiyacı olmadığını, isterse herşeyi başarabileceği potansiyeli olduğunu,canı isterse bilim insanı,astranot,genetik mühendisi olabileceğini, isterse balerin,ressam,sanatçı,yazar olabileceğini anlatacak.

Aynaya yansıyan ufak bir güneş ışığının odaklandığı noktada dumanlar çıkartıp bir kağıdı rahatlıkla tutuşturabildiği gibi, onu da içten gelen arzu ve hayalleri hedeflerine tutuşturacak…

O yangın ısınıp çoğalacak çocukluğundaki ayaklarını sarmalayacak bir anne eli gibi,ovuşturarak ısıtacak….

YORUMLAR