Denizli Ayna Haber Logo
“TOPLUMDA GELİNEN NOKTADAN BAĞIMSIZ DEĞİL”

“TOPLUMDA GELİNEN NOKTADAN BAĞIMSIZ DEĞİL”

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin çözümleri için “Toplumda ve Sağlıkta Şiddet Nasıl Önlenebilir?” başlığıyla 11 Mayıs’ta Denizlililer bir araya gelecek. Pamukkale Üniversitesi Kongre Kültür Merkezi’nde yapılacak olan sempozyuma Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden katılımcılar konuk olacak.  Prof. Dr. Göksel Altınışık Ergur, aynahaber.net’in muhabiri Mükerrem Yollu’nun sağlıkta şiddet başlığı altında sorularını yanıtladı.

Mükerrem Yollu: Sağlıkta şiddet nedir?

Göksel Altınışık Ergur: Sağlıkta şiddet, “Toplumda Şiddet” başlığı altında değerlendirilmeli. Görevini yapan bir sağlık çalışanının maruz kaldığı şiddet sağlıkta şiddet olarak adlandırılıyor. Diğer şiddet tipleri gibi sağlıkta şiddette de fiziksel, sözel, psikolojik şiddet gibi türleri var.  İnsanca davranış içinde bunların hiçbirine yer yok tabi ki.

Mükerrem Yollu: Sağlıkta şiddetin sebepleri nelerdir?

Göksel Altınışık Ergur: Sağlıkta şiddet sorununda insanların bilinçsizliğinin yanı sıra sağlık sisteminin de payı büyük. Sağlık kuruluşlarında çok kısa sürelerde hasta bakılması gerekiyor.  Büyük tabloya baktığımızda bu durumun ekonomik tabloyla ilişkili olduğunu görüyoruz. Neoliberal politikaların etkin olmaya başladığı dönemden itibaren bir çok yerde çalışmanın değerlendirilmesi sayılar ve parayla olmaya başladı.

Mükerrem Yollu: Sağlıkta şiddet nasıl önlenebilir?

Göksel Altınışık Ergur: İdeal hasta bakma süresi 23 dakika iken 5 dakikada bir hastaya bakmak zorundasınız çünkü randevusu o şekilde verilmiş.  Doktorların “Bu şekilde hastalarımıza bakamayız” hastaların ve hasta yakınlarının da “Bu şekilde bakılmak istemiyoruz” demesi lazım. Bu bilinci yakalamak için eğitim, eşit haklar, refah düzeyleri gerekiyor. O yüzden sağlıkta şiddet, toplumda gelinen noktadan asla bağımsız değil.

Mesleğini yaparken fiziksel şiddet gören ve göğüs hastalıkları uzmanları arasında yaygın olarak öldürülen hekimler var. Kanun koyucuların da bu konuda çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü caydırıcı cezalar yok. Bir sağlık çalışanını yaralasanız ya da şiddet uygulasanız serbest bırakılıyorsunuz, mahkemeniz devam ediyor ve sonucunda da para cezasına dönüştürülebilen bir ceza alıyorsunuz. Bir çok Avrupa ülkesinde sağlıkta şiddetin olmamasının sebebi caydırıcı cezaları olması.

Mükerrem Yollu: Sempozyum fikri nasıl oluştu?

Göksel Altınışık Ergur: Son zamanlarda giderek artan sıklıkta olmak üzere tıp öğrencilerinden başlayarak hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının görevlerini korku, kaygı içinde sürdürmeye başladığını gözlemledim. Her şiddet haberinden sonra kendimde de bunun bir süre devam ettiğini fark ettim. Özellikle öğrencilerimin, genç meslektaşlarımın önlerindeki uzun meslek yıllarını bu duygu ile geçireceklerini düşünmek bir şeyler yapılması, bunun yanında "Peki ben ne yapabilirim?" düşüncelerini doğurdu. Ben bu düşünceleri taşırken öğrencim Sıla Deren Toker, katıldığı bir sempozyumda öldürülen meslektaşlarımız Fikret Hacıosman’ın eşinin konuşmasından etkilenerek aynı arayışa girmiş. Bu fikri benimle paylaştı ve böylece şiddeti birçok yönüyle ele alan ve sonunda çözüm önerileri arayışı olan  bir toplantı  fikri doğmuş oldu.  

Mükerrem Yollu: Sempozyumun içeriği ve konukları nasıl olacak?

Göksel Altınışık Ergur: “Toplumda ve Sağlıkta Şiddet Nasıl Önlenebilir?” başlığıyla bir araya geleceğiz. Amacımız şiddetin neler olduğunu örneklerle konuşmak değil, biz şiddetin etkilediği insanlarla, analiz edebilecek sosyolog, psikolog ve hukukçuyla konuyu konuşup çözüm önerileriyle ilgili bir somut doküman ortaya çıkarmak istiyoruz. Bunun üzerinden de yaşadığımızın şiddetsizlik olmasını istiyoruz. Şiddetsizlik daha çok militanlık ister. Gerçekten de şiddetsizlik için daha çok uğraşmak gerekiyor. Sempozyumumuz da bununla ilgili olacak.

Sempozyumun açılışını ben ve öğrencim Sıla ile yürüteceğiz. Sıla geleceğine sahip çıkmak için, ben de bugüne dek tutkuyla yürüttüğüm mesleğimin omuzlarıma yüklediği sorumlulukla orada olacağız.  

İlk konuşmacımız eşini sağlıkta şiddet sebebiyle kaybeden Uzm. Kl. Psk. Perihan Mutlu Hacıosman olacak. Yaşadığı süreci “Her Hikâye Biraz Yarım Kalır” başlığıyla aktaracak.  İkinci olarak Galatasaray Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı, Sosyoloji Bölümü’nde Öğretim üyesi olan Prof. Dr. Ali Ergur “Toplumbilim Penceresinden Şiddete Bakış” başlığıyla sadece görünene bakmadan konumuzu ele alacak. Böylelikle çözüm önerilerine daha çok yaklaşabileceğiz. Hemen arkasından öğretim üyelerimizden Prof. Dr. Gökhan Önem “Sağlıkta Şiddet: Nereden Nereye?” başlığıyla bizimle olacak.  

Sempozyumun ikinci oturumunda Yaşar Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü’nde Öğretim Görevlisi olan Doç. Dr. Huriye Toker “Sağlıkta Şiddeti Marjinalleştiren Aktör: Medya” başlığı ile medyanın bu konudaki sorumluluklarını ve nasıl davranması gerektiğini aktaracak.

Hastanemizden arkadaşımız Dr. Öğr. Üyesi Murat Seyit, maruz kaldığı şiddeti ve neler yaptığını “Bir Acil Tıp Uzmanının Şiddetle Baş edebilme Reçetesi” başlığıyla bizlere katkı sunacak. Hemen arkasından daha önce hâkimlik yapmış, şu anda da avukat olarak şiddet davalarına bakan Avukat Murat Aydın, “Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddet, Suçluların Hukuki Durumu” başlığıyla konumuzu hukuki açıdan ele alarak katkı sağlayacak.

Bu konuşmalar 20’şer dakika olacak ve konuşmaların ardından bir Çalıştay yapılacak. Şiddeti nasıl önleyebileceğimiz ve çözüm önerilerini tartışacağımız kısım Çalıştay olacak. Sempozyum, Pamukkale Üniversitesi’nden mezun olan Dr. Ali Rıza Türkmen’in yazıp yönettiği, PAÜ Sağlık ve Toplum Öğrenci Topluluğu üyeleri Beyza Karaarslan, Kıvanç Ok, İlnaz Khasanshin, İbrahim Türkmen, Emrecan Ürküt oynayacağı, ‘Halk Kahramanı’ adlı tiyatro oyununun sahnelenmesi ile sonlanacak.

Meslektaşlarımızın katılımı bizim için önemli, çünkü aklımıza gelmeyen bir çözüm önerisi belki sizlerden gelecek; ortak duyguyla bir araya gelip ortak akılla çözümü hayata geçirebiliriz.

 

 

 

 

Paylaşım :