Denizli Ayna Haber Logo
bursa escort bayan escort bayan vip escort bayan bursa escort bayan escort bayan bursa bursa escort bayan canli casino makrobet kacak bahis

Tarım Arazileri Moloz Ve Atık Suya Kurban Ediliyor

Denizli’nin Pamukkale ilçesinde belediye ve sanayicilerin atıklarını doğaya bırakmasına karşı çevreciler tepki gösterdi. Çevre aktivistleri alanda açıklama yaparak yetkilileri göreve çağırdı. 

Denizli’nin Pamukkale ilçesine bağlı Pınarkent bölgesinde sanayicilerin atıkları ve belediyelerin asfalt atıkları dağlık bir alana atıldı. Bırakılan atıklar doğa için bir tehdit oluştururken Denizli‘deki çevreciler de olaya sessiz kalmadı. Büyük Menderes İnisiyatifi sözcüsü Mustafa Çallıca ve Büyük Menderes İnisiyatifi Üyesi Ayşe Hazer alanda yerinde inceleme yaparak gazetemize özel açıklamalar yaptı. 

Doğa bir nevi çöplük haline gelmiş

Sözcü Mustafa Çallıca açıklamasında “Şu an Pınarkent bölgesindeyiz.  Sadece akarsuyumuzu, nehrimizi değil doğayı da kirletiyoruz. Doğa bir nevi çöplük haline gelmiş burada. Burada sanayi atıkları var, belediyenin asfalt atıkları var. Bu atıklara göz yuman bölgedeki güvenlik görevlileri, ilçe ve büyükşehir belediyelerinin görev ve yetkilerini yerine getirmemesi, daha da önemlisi Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'nün masa başından kalkarak doğa kirleticilerine karşı bir yaptırım uygulanmaması burayı bu hale getirmiştir. 

Bir tarafta dağları taş için deliyoruz, diğer taraftan da bir başka yerdeki taşları toplayıp doğaya bırakıyoruz. Doğanın dengesini bozuyoruz. Dolayısıyla bütün canlıların, sağlıklı yaşam alanlarına zarar verdiğimiz için geleceğimizi tehlikeye atıyoruz. Bu nedenle bireyden cumhurbaşkanına kadar, herkesin doğayı, çevreyi, ekolojik yapıyı korumak için elinden geleni yapmasını bekliyoruz ve göreve davet ediyoruz” diye konuştu. 

Bu İş Domino Etkisi Yaratır

Büyük Menderes İnisiyatifi Üyesi Ayşe Hazer ise açıklamasında “Burası artık bir moloz yığını haline gelmiş, şu an atık halinde. Bunları bu şekilde açığa bırakmakla ya da suyunuzu nehre bırakmakla bertaraf etmiş, etkisizleştirilmiş olmuyorsunuz. Muhakkak ki, onun tam mânâsıyla arıtılması lazım. Arıtmanın başlığı altında birden fazla başlığı daha var. Tek bir yönden aratmanız, sizin onu zararsız hale getirmiş olduğunuz anlamına gelmiyor. Kimyasal olarak arıyorsanız bile, o biyolojik olarak zarar vermeye devam ediyor. Sadece nehrin iki tarafındaki tarım arazilerine zarar verdiğini de düşünmeyin asla. Bu iş domino etkisi yaratır. Bu tarlalara ardından bu tarlalarda üretilen ürünlere, yem bitkisi ise hayvanlara, hayvanlıksal üretim aracılığıyla da sofranıza ya da meyve sebze kanalı ile yine sizin sofranıza gelir. Bu kalıntı miktarı logaritmik etki ile katlanarak gidiyor” diye konuştu.

Atıkları Kontrol Etmek Ve Onları Yönetmek Bizim Daha Büyük Sorumluluğumuz

Hazer konuşmasının devamında ise “Dünya Sağlık Örgütü’nün de açıkladığı gıda alerjileri listesi var, artık dünyada bunun farkında. Bu yıl etkilerini görmesek bile 2 yıl 3 yıl 10 yıl sonra görmeye başlıyoruz. Sadece suyumuz değil. Örneğin bu atıklar burada duruyor ve duracak. Belki 50 yıl belki 100 yıl duracak, ortadan kalkmayacak, yok olmayacak. Bu atıklar hem suyu hem toprağı zehirlemeye devam edecek. 
Onun için insanoğlu olarak her zaman üretmemiz lazım ama yaşamamızın ve üretimimizin çıktısı olan bu atıkları kontrol etmek ve onları yönetmek bizim daha büyük sorumluluğumuz” ifadelerini kullandı. 

Suratımıza Tokat Gibi Çarpmaya Devam Edecek

Hazer açıklamasının sonunda “Şunu unutmayın ki; canlı yaşamı bir bütündür. Bizler insanoğlu olarak bu bütünün sadece ve sadece bir parçasıyız, tamamı ya da hükmedicisi değiliz. Doğa bunu defalarca suratımıza çarptı. Uzmanların söylediğine göre 3500'e yakın, covide benzer pandemi oluşturması muhtemel etken tespit edildi. Doğa bir şekilde, kendi mevcudiyetini ve düzenini korumak için bizim suratımıza tokat gibi çarpmaya devam edecek” dedi.

Paylaşım :

buharkeyf