Denizli Ayna Haber Logo
Denizli Muhteşem Bir Tarihe Sahiptir: Yatağan Baba Türbesi

Denizli Muhteşem Bir Tarihe Sahiptir: Yatağan Baba Türbesi

Pamukkale Üniversitesi’nde akademisyenlik yapan Doç. Dr. Devrim Alkaya Facebook’ta kurduğu “Denizli Muhteşem Bir Tarihe Sahiptir” sayfası ile Denizli’nin tarihini vatandaşlarla buluşturuyor. Alkaya’nın 24. durağı ise, Yatağan Baba Türbesi oldu.

Denizli tarihi şahsiyetlerini tanıdıkça, ne büyük bir tarihi mirasın üzerinde oturduğunu anladıkça güçlenecektir.

Elmalı' da tekkesi olan çok ünlü Abdal Musa'nın büyük Yatağan babadan esinlendiği söylenir. Türbe, namaz kılınan mescit kısmı ile sandukaların yer aldığı mekanlardan oluşmaktadır. Muhtemelen 14. yy. yapısıdır. Yatağan Baba adlı kumandanın mezarı bu türbededir. Yapı, son dönemlerde gerçekleştirilen onarımlar sonucu asli özelliklerini kaybederek tamamen yenilenmiştir. Onarım sonucu duvarlar harç ile sıvandıktan sonra plastik boya ile boyanmıştır. Aynı onarımla konik kulah kısmı tamamen yenilenmiş ve çinko levhalarla kapatılmıştır. Türbe dıştan dışa 10.70x6.90 m.lik ölçüleriyle dikdörtgen bir forma sahiptir. Yapı malzemesi olarak tamamen taş malzeme kullanılmıştır.

Görüntünün olası içeriği: bitki ve açık hava

Türbenin dış duvarları 0.90 m kalınlığında inşa edilmiştir. Mescidin güney duvarının doğu köşesine yerleştirilen kapı sayesinde sandukaların olduğu türbe kısmına geçilmektedir. Mescit kısmı iki basamaklı merdivenle türbeye bağlanmaktadır. Türbe en son 2005 yılında tamirat geçirmiştir. Türbenin dışı beton harcıyla sıvanmıştır. Bugün birçok tamirata ve değişikliğe rağmen Türbe eski yapı tarzını korumaktadır.

Ulaşım: Denizli-Antalya Karayolu 45. km'deki Serinhisar İlçesi'nden doğu yönde dönülerek 8 km ilerideki Yatağan (Kasabası) Mahallesine gelinir. Türbe Yatağan Mahallesi'nin güneyinde mezarlığın içinde küçük bir tepenin güneydoğusunda bulunmaktadır. Denizli'den Yatağan (Kasabası) Mahallesine direk minibüs seferleri otogardan yapılır. Eski Mezarlık Yatağan mahallesindedir.

Görüntünün olası içeriği: iç mekan
1071 Malazgirt zaferinden sonra sık sık el değiştiren Denizli ve civarını ele geçirmek için Konya Sultanı, Osman Bey ve Hüsamettin Bey görevlendirilmiştir. Acıpayam Ovasında çetin bir mücadele veren Osman Bey bölgeyi Bizanslılardan almıştır. Bu zaferden sonra (Yatuk) Yatağan Baba lakabını alan Osman Bey’ e Konya Sultanı tarafından Uçarı Çiftliğinin yarısı ile Yatağan’ın bugünkü arazisinin yarısı(Arpalıklar) tımar olarak verildi. Bugünkü Yatağan Kasabasının güneyinde Karahüyük yolu üzerinde bulunan türbesinin bulunduğu yere yerleşen Yatağanbaba1294(hicri 642) yılında vefat etti. Yatağan Baba’nın Türbesi dörtgen şeklinde ve üç bölümden oluşmaktadır. Türbenin girişinde namazgah bulunmaktadır. Türbenin solundaki bölümde Yatağan Baba’nın eşinin ve kızının mezarları bulunmaktadır. Kitabe ve yazıt bulunmayan mezarda Yatağan Baba’nın ayak taşında 642 tarihi yazılıdır. Kuzeyden ve güneyden pencereleri bulunan yapının tamamı ahşap çatısı da saç ile kaplıdır. Türbenin sanatsal bir değeri yoktur. Etrafı camlarla kaplı türbenin çevresi bugün mezarlık haline gelmiştir.

Fotoğraf açıklaması yok.

Yatağan Baba türbesinin yanında tekke olduğuna dair hiçbir kalıntı bulunmamakla birlikte Türbe etrafındaki sütun parçaları, duvar ve temel kalıntıları, düzgün taşlar ve kuzeyindeki tepecikten burada cami(mescit) , Mimarhane (tekke) binası, aşevleri, han, ahır gibi yapıların olabileceğini göstermektedir.
Tuncer Baykara Yatağan isimli kitabında Paul Lucas’ın 1714 yılında Yatağan’ı ve Tekke’yi ziyaret ettiğinde gördüklerini anlatmaktadır. Yatağan Baba’nın mezarının yanında bulunan tekkenin çok güzel ve bakımlı olduğunu 3 metrenin üzerindeki 60 kadar gümüş şamdan bulunduğunu, 200′e yakın kişinin hizmet verdiğini buraya gelip gidenler ve kalanlar için yemekler yapıldığını, yemek ve konaklama ücretinin alınmadığını, büyük bir kütüphanesinin bu kütüphanede el yazması kitaplarında bulunduğunu belirtmektedir.
1826 yılında Bektaşlık yüzünden tahrip edilen Tekkelerden biri olduğu Ragıp Hulusi(Özden)’in Bektaşlık üzerine yazdığı kitapta belirtilmektedir. Tuncer Baykara Tekke’nin 1900′lü yılların başında siyasi bir suçluyu yakalamak amacıyla yıkılmış yakılmış olduğunu belirtmektedir. Vakfa ait hizmetler sahipsiz kaldığı için devam ettirilememiş ve Tekke halkı Yatağan’a yerleşmiştir.

 

 

 

Görüntünün olası içeriği: yatak odası

 

 

 

 

 

 

 

Görüntünün olası içeriği: açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: açık hava

Paylaşım :